Trafik Müdürü (Verkehrsleıter) Ne Demektir?

2009 yılında AB, Karayolu Paketi olarak adlandırılan bir dizi yeni düzenleme ile ticari karayolu taşımacılığına ilişkin erişim gerekliliklerini yeniden düzenlemiş ve böylece Avrupa pazarındaki her şirket için tek tip bir temel oluşturmuştur. Trafik Müdürü de bu düzenlemeler çerçevesindeki koşullardan biridir.

Bunun sonucunda, tüm AB üye ülkelerindeki yerel şirketler tarafından başvurulabilen ve AB lisansı olarak da bilinen Topluluk lisansı ortaya çıktı. Ruhsat almanın gerekliliklerinden biri olarak AB, şirket için bir nakliye/trafik müdürü atanmasını şart koşmaktadır. Ayrıca üye devletler, atanacak trafik müdürünün ne gibi vasıfları taşıması gerektiğine de kendileri karar vermektedir.

Karayolu paketinde yer alan düzenlemelerden biri, trafik müdürünün beş farklı alanda ortak sorumluluğa sahip olduğunu belirtmektedir. Ancak buna karşılık, bu tür bir trafik müdüründen tam olarak ne beklendiği açıklanmamaktadır. Yönetmelik ayrıca, trafik müdürünün şirketin taşıma faaliyetlerinden “fiilen” ve “sürekli” olarak sorumlu olması gerektiğini belirtmektedir.

Ancak yasa koyucu, “Trafik Müdürü” (Verkehrsleiter) ile gerçekte neyin kastedildiğini açıklamaktan kaçınmıştır.

Aşağıdaki makale tam olarak bu soruyu ele almakta ve ilgili girişimcileri, nakliye yöneticilerini veya diğer piyasa katılımcılarını düşündürmeyi ve bilgilendirmeyi amaçlamaktadır.

Trafik Yönetimi (Verkehrsleitung) Terimi ile Ne Kastediliyor?

Burada net bir çizgi çizebilmek için öncelikle yasa koyucunun “trafik yönetimi” terimini neden açıkça tanımlamadığı açıklığa kavuşturulmalıdır.

Trafik yönetiminin görevlerinin şirketlerin ve işletmecilerin yasal yükümlülüklerinden kaynaklanan faaliyetler olması gerektiğini varsayarak başlarsak, trafik yönetimi fikrinin hiçbir şekilde yeni olmadığını farkederiz. Aksine, Karayolu Paketi öncesinde her AB üye ülkesinin ticari karayolu taşımacılığına ilişkin kendi ulusal düzenlemeleri vardı. Federal Almanya Cumhuriyeti’nde, ulusal karayolu taşımacılığı lisansı ile bağlantılı olarak “taşımacılık faaliyetlerini yönetmek üzere görevlendirilen kişi” terimi kullanılmıştır. AB hukuku genellikle ulusal düzenlemelerden üstün olduğu, ancak ulusal hukuku otomatik olarak dışlamadığı için, bir yönetmelik çıkarmak kolay olmadı. AB hukuku kapsamında taşımacılık yönetimi kavramını tanımlamak, ticaret hukukuna bir müdahale olacaktı ve bu nedenle taşımacılık hukukunun dışında farklı bir alanda ve dolayısıyla Ulaştırma Komisyonu’nun görev alanı dışında kalacaktı.

Bu çerçevede Brüksel’deki Ulaştırma Komisyonu, trafik müdürünün sorumluluk alanını etkileyen birkaç kısa açıklama yapmıştır.

Alıntı: EC 1071/2009, Madde 4, Paragraf 2, Fıkra b

“Düzenlenecek görevler arasında özellikle araçların bakım yönetimi, taşıma sözleşmelerinin ve belgelerinin doğrulanması, temel muhasebe, yük veya taşıma hizmetlerinin sürücülere ve araçlara tahsisi ve güvenlik prosedürlerinin doğrulanması yer almaktadır.”

“Düzenlenecek görevler“e atıfta bulunan yasa koyucu, taşıma müdürünün faaliyetinin genel içeriğinin, belirtilen alt alanların asgari içeriğini karşılaması gereken operasyonel bir düzenleme ve tanıma tabi olduğunu açıkça belirtmektedir. Bu aslında çok da pratiktir, çünkü şirketin kendisini ilgili ulusal yükümlülükler ve sorumluluk riskleriyle başa çıkmaya zorlar. Durumun böyle olduğunu varsayarsak, şirketteki trafik yönetimi konusuna başlangıçta, daha sonra belirli şartların getirilmesi gereken bir yön verilir.

Ancak idari uygulamada bu durum, yetkilendirme makamlarının çalışanlarına yardımcı olmamaktadır. Burada ana fikir hâlâ “trafik operasyonlarını yönetmekle görevlendirilen kişiye” yönelmektir.

Başvurularınız ve detaylı bilgi almak için bizimle iletişime geçin.

DAHA FAZLA BLOG YAZISI